
Bilgisayar Ağları ve Fiziksel Katmanları
25 Nisan 2016
admin
Comments are off for this post
There is nothing to show here!
Slider not found.
Network & Hardware Layer
Bilgisayar Ağları
Bilgisayar ağları, birbirine bağlı bilgisayardan veya uyumlu arabirimlere sahip yazıcı gibi diğer aygıtlardan meydana gelen yapılardır.
Temel amaç haberleşme, bilgi ve kaynak paylaşımıdır.
Yazıcı vb. aygıtların ağa bağlanması ile bilgisayar ağlarına yüklenen bir diğer işlev de, ortak donanımların daha efektif kullanılması olmuştur
Bir ağın varlığından söz edebilmek için en az 2 bilgisayarın birbirine bağlanması gerekir.
Internet ise milyarlarca bilgisayarın birbirine bağlandığı dev bir bilgisayar ağıdır. Dünya çapına yayılmış olan internet, aynı zamanda bilinen en büyük bilgisayar ağı yapısıdır.
Bilgisayar ağları, topoloji, bağlantı yöntemleri, coğrafi konumlar ve kapasite gibi bir çok açıdan sınıflandırılabilirler.
Ağ Modelleri ve Yöntemleri
Tabloda bu eğitim kapsamında inceleyeceğimiz topoloji, yöntem ve bağlantı elemanlarını görmektesiniz.
Şu anda bu tablodaki bilgileri okumaya çalışmayınız.
Şimdi bu tablodaki tüm birimleri sırasıyla ele alacağız.
Daha sonra ise bu tabloya tekrar dönerek, öğrendiklerimizin tabloda nereye denk geldiğini inceleyeceğiz.
Ağları sınıflandırmadan temel çıkış noktamız topolojidir.
Bus, ring, yıldız ve mesh olmak üzere 4 ağ topolojisi vardır.
Bus Ağ Topolojisi
Bus ağ topolojisinde bilgisayarlar bir ortak ana hat kablosuna bağlanırlar.
Bu hat üzerinden aynı anda sadece bir bilgisayar veri gönderebilir. Aynı anda iki bilgisayar yol veri gönderirse çakışma yaşanır.
Bu şekilde verinin çakışmaması için, bilgisayarlar bağlantı yolunun iletişime müsait olup olmadığını izlerler.
Bu topolojide ana hat üzerindeki bir kopukluk tüm ağ trafiğini durduracaktır.
Hub ve switch gibi bağlayıcı elemanlara ihtiyaç duyulmaz.
Bus ağ topolojisinin kullanımı ve hata tespiti zordur.
Günümüzde de nadiren kullanılır.
Ring / Halka Topolojisi
Ring yani halka topolojisinde bilgisayarlar halka biçiminde bir bağlantı üzerinden bağlıdır.
Veri gönderimi veya alımı için bilgisayara bağlı hatları yalnızca o bilgisayar kullanır.
Bu sebeple ağ trafiğinin izlenmesi gerekmez.
Bilgisayar bir veri paketi geldiğinde veririni hedef adresi incelenir.
Eğer paketin hedefi kendisi ise veriyi alır ve işler.
Verinin hedefi başka bir bilgisayar ise veriyi halka boyunca tekrar iletişim yoluna koyar.
Paket kendi hedef bilgisayarını bulana kadar ağ üzerinde döner.
Bilgisayar sayısı ve veri yoğunluğu arttıkça bu topoloji darboğazlara sebebiyet vermektedir.
Bilgisayar sayısı arttıkça halkayı sağlamak zorlaşır.
Yönlendirme problemleri oluşur ve veriler geç iletilmeye başlanır.
Ayrıca kompleks bir yönetim sistemi vardır.
Bir dönem IBM bilgisayarlarda yaygın kullanılmış olup günümüzde sadece eski tip sistemlerde bulunur.
Yıldız Topolojisi
Yıldız topoloji günümüzde geçerli olan ağ topolojisidir.
Bu topolojide bilgisayarlar merkezi bir noktaya bağlanırlar.
Bu merkezi bağlantı aygıtı genellikle bir switch ya da hub olmaktadır.
Yıldız topoloji daha az kablolama ve esnek genişletme imkanı sunar.
Bozuk bir kablo tüm ağ trafiğini durdurmaz. Sadece o kabloyu kullanan bilgisayarı etkiler.
Ayrıca switch ya da hub üzerinde bulunan LED’ ışıkları hata tespitini kolaylaştırır.
Mesh / Örgü Topolojisi
Mesh yani örgü topolojisinde her bilgisayar ağdaki diğer bilgisayara direkt bağlıdır.
Kablolu ağlarda kurulumu neredeyse imkansızdır. Çünkü her bilgisayara ağdaki bilgisayar sayısı kadar kablo çekilmesini ve o sayıda NIC bulundurulmasını gerektirir.
Örgü topolojisi, yaygın olarak kablosuz ağlarda tercih edilen bir topolojidir.
Kablosuz ağ teknolojilerini incelerken bu konuyu tekrar ele alacağız.
Ağ Modelleri ve Yöntemleri
Bu dört topolojiden bus topoloji günümüzde kullanılmaz.
Ring topoloji ise sadece bazı eski sistemlerde yaşamaya devam eder.
Kablolu ve bir çok kablosuz ağda yıldız topoloji hakim iken, mesh günümüzde sadece kablosuz ağ bağlantılarında kullanılır.
Hub ve switch gibi aygıtları kullanan topoloji sadece yıldız topolojidir.
Şimdi tablodaki yöntem satırını inceleyelim.
Bağlantı Yöntemleri
Bağlantı yöntemleri, bir ağ teknolojisi veya protokolünü ifade etmez.
Internet ortamında yapacağınız kısa bir araştırmada “ethernet” in ne olduğuna dair çok farklı sayıda tanım bulabilirsiniz.
Ancak bu yöntemler, belirli bir topolojiyi, bağlayıcı türünü ve konumlandırmayı kullanan standartlardır.
Bilgi iletişim ağları için çok sayıda bağlantı yöntemi vardır.
Ethernet, Fiber Optik, IBM Token Ring, FDDI ve ATM akla ilk gelenlerdir.
Bu yöntemlerin her biri 4 temel topolojiden birisini kullanır.
Bilgisayar ağlarında aktif olarak ethernet ve fiber optik yöntemleri kullanır.
Bu yöntemlerin ikisi de yıldız topoloji kullanır. Ancak kablolar, bağlayıcılar, aktarım teknolojisi, ağ arayüzü gibi bir çok konuda birbirlerinden ayrılırlar.
Bütün bağlantı yöntemlerinde bir arayüz kartı kullanılır.
Kısaca NIC olarak tanımlanan bu ağ kartlarının birbirlerine bağlanmasından 3 tip kablo kullanılır.
Bunlar koaksiyel, sarmal çiftli ve fiber optik kablolardır. Bu kabloların kendi içlerinde de alt standartları vardır.
NIC: Network Interface Card
NIC az önce de değindiğimiz gibi bilgisayar ağına veri gönderip, ağdan verileri alan fiziksel karttır.
Sadece bilgisayarlarda değil, ağa bağlanma yeteneği bulunan yazıcı, projeksiyon gibi bir çok aygıtın üzerinde bulunabilir.
NIC’ler birden fazla bağlayıcı türünü destekleyebilirler.
Eski tip bilgisayar NIC’lerinde hem RJ45 hem de BNC bağlayıcı yer alırdı.
Yeni tip NIC’lerde yaygın olarak sadece RJ45 bağlayıcı kullanılır.
Yeni nesil fiber optik NIC’lerde ise ST, SC ve MT-RJ olmak üzere 3 tip bağlayıcı vardır.
Güncel anakartların çoğu bir veya daha fazla entegre NIC sunar.
NIC seçimi, kurulacak ağ topolojisine uygun olarak yapılmalıdır.
NIC Hızı ve Veri Akış Yönü
NIC’lerin belirli bir maksimum hız sınırı vardır. Ancak daha düşük hızlarda da çalışabilirler.
Kartın yeteneklerinin altında olmak koşulu ile maksimum hız, kurulan ağa ve kullanılan kablo türüne göre değişir.
Verileri alıp gönderme zamanlarına göre 2 tür NIC vardır.
Bazı NIC’ler half yani yarı dubleks, bazıları ise full dublesk özelliktedir.
Yarı dubleks kartlarda veri alımı ve gönderimi aynı anda yapılamaz.
Bu açıdan yarı dublesk NIC’leri bir walkie-talkie yani el telsizi gibi düşünebilirsiniz.
Full dubleks kartlar aynı anda hem veri gönderip, hem de alabilirler.
Yarı dublesk kartlarda veri aktarım hızı doğal olarak yarı yarıya azalmaktadır.
Modern NIC’lerin tamamı full dublextir.
Coaxial / Koaksiyel Ağ Kablosu
Koaksiyel ağ kablosu, plastik bir tabaka ortasından geçen bakır bir iletkenden oluşur.
Plastik tabaka bakır ile metal örme arasında izolasyon sağlar.
Metal örme ise floransan ışıkları, motorlar ve diğer bilgisayarlardan oluşan parazitleri önlemeye yardımcı olur.
Bu kablo tipi bilgisayar ağlarına özel değildir.
Özellikle TV sinyallerinin iletilmesinde halen kullanılan birincil kablo türüdür.
Bilgisayar ağlarında ise yaygın olarak linear bus topolojilerde kullanılır.
Ancak token ring hatta ethernet yönteminde de kısmen kullanılmıştır.
Koaksiyel ağ kabloları BNC bağlayıcılar ile sonlandırılırlar.
İnce ve kalın olmak üzere iki tip coax kablo vardır.
Thinnet adıyla da bilinen RG-58 kablo, en fazla 185 metrede olabilir ve 30 PC’yi birbirine bağlayabilir.
Thicknet ise, RG-8 türü olup, 500 metre uzunluğa ve 100 adet PC’nin bağlanmasına olanak tanır.
Her iki kabloda da maksimum hız 10 Mbit/s’dir.
TP: Twisted Pair / Sarmal Çift Ağ Kabloları
Günümüz ağlarının vazgeçilmez kablosu TP, yani “twisted pair” kablolardır.
Sarmal çift ağ kabloları, bir kılıfın içindeki 4 çift ince kablodan oluşur.
Her bir kablo çifti, komşu çiftlerden ve diğer dış parazitlerden kurtulmak için birbirlerine inç başına farklı sayılarda sarmalanırlar.
Sarmal sayısı arttıkça veri iletişim hızı ve kablo maliyeti artar.
TP kablolar, hem ethernet, hem de IBM token ring yöntemlerinde kullanılırlar.
Her iki ucunda kullanılacak RJ45 bağlayıcılara belirli renk dizilim kurallarına göre takılırlar.
TP kabloların STP, UTP ve FSTP olmak üzere 3 türü mevcuttur.
Bu türlerin hepsi, maksimum veri hızı ve kablo uzunluklarını ifade eden kategorilere sahiptir.
TP Kablo Türleri
STP kablo, parazitlerden korunmak için coax kablolardaki gibi bir koruyucu dış tabaka kullanan bir türdür.
IBM token ring yönteminde yaygın olarak STP kablo kullanılır.
Bunun dışında aşırı parazitli ortamlarda bulunan ethernet ağlarında da tercih edilebilir. Ancak maliyeti biraz yüksektir.
UTP bunun için en yaygın kullanılan kablo türüdür. Çünkü TP kablolar arasında en ucuz olanıdır.
STP’den tek farkı dış sinyal ve parazit koruması olmamasıdır.
Ancak ethernet ağlarında çoğu durumda bu bir sorun teşkil etmez.
FSTP ise yeni bir TP kablo türüdür ve henüz yaygın biçimde kullanılmaz. Maliyeti de buna bağlı olarak yüksektir.
Bu kabloda plastik muhafazadan önce koaksiyel kablo tarzında bütün kablo çiftleri aynalaşmıştır.
Bu kablonun daha uzun olmasını ve daha kaliteli aktarım yapmasını mümkün kılar.
TP Kablolarda Limitler
Kablolar açısından söz konusu limit maksimum uzunluk ve maksimum bilgisayar adedidir.
TP kablolarda belirli kategorilerde daha düşük olsa da, maksimum kablo uzunluğu 100 m’dir.
Maksimum bilgisayar sayısı ise ethernet yönteminde yoktur. Sadece IBM token ring için böyle bir sınır vardır.
Ethernet yöntemi yıldız topoloji kullanıldığından maksimum bilgisayar kapasitesi hub veya switchlere değişken ve limitsizdir.
Yani maksimum bilgisayar sayısı kabloya bağlı değildir.
IBM token ring ise ring topoloji kullanır ve maksimum bilgisayar sayısı STP kabloda 260, UTP kabloda 72’dir.
Bu da neden yaygın olarak token ring de STP kablonun kullanıldığını açıklamaktadır.
CAT: TP Kablo Kategorileri
TP kablolar, CAT olarak anılan türlere sahiptir.
CAT ve CAT1 olarak bilinen temel tür, 2 adet kablo çifti bulunan standart telefon kablosudur.
Doğal olarak bu kablo bilgisayar ağlarında kullanılmaz. Sadece çevirmeli bağlantılar ile yönlendiricilere erişmek amacıyla faks modemler ile kullanılabilirler.
CAT2, 4 MBit/s hıza sahip olabilen, günümüzde de ISDN veya T1 hatlarında kullanılan kablo türüdür.
CAT3 bilgisayarlarda kullanılan ilk 4 kablo çiftine sahip kablo türüdür. 10 MBit/s hıza çıkabilir.
CAT4, CAT3 üzerine yapılmış ufak bir hızlandırmadan ibaret iken, CAT5 uzun bir süre boyunca en yaygın kullanılan ağ kablosudur.
Günümüzde 100 MBit/s’lik ağlarda halen yaygın olarak görülebilir.
Ancak ağ hızlarının gigabit seviyesine çıkmasıyla, yeni kurulan tüm ağlar CAT5E veya CAT6 kullanmaktadır.
CAT6A, CAT7 ve CAT7A ise henüz yaygın olarak kullanılmayan yeni tip TP kablolardır. 5 GBit/s’den 100 GBit/s’ye kadar hızları desteklemektedirler.
Henüz bir çok ağ bu hızları kullanmamaktadır.
RJ45: TP Kablo Bağlayıcısı
RJ45, TP kabloların kullandığı 8 hatlı bir bağlayıcıdır.
RJ45 dışında telefonlarda kullanılan ve 2 hatlı olan RJ11 tipi bağlayıcılar ile kardeştir. Ancak bilgisayar ağları için sadede RJ45 kullanılır.
RJ45 bağlayıcılar, özel bir pense yardımı ile TP kablolara takılırlar.
Bu işlem sırasında TP kablo içindeki kablo çiftleri belirli renk dizilim standartlarına göre dizilirler.
Bu konuda T568A ve T568B olmak üzere iki renk dizilim standardı vardır.
T568B iki bilgisayar arasında kullanılan ve çapraz veya cross olarak tanımlanan dizilimdir.
T568A ise standart yıldız ağ topolojide kullanılan standarttır.
Burada önemli olan kabloların iki uçtaki dizilimlerinin sırasıdır. Renklerin diğerlerine göre bir duyarlılığı yoktur.
Ayrıca standartlardaki bu renklerin seçiminde, birbirlerine olan sarmalanışları da etkilidir.
Bu sebeple standart dizilimler yapılabilecek en efektif dizilimdir.
CAT7 kablolar için metal zırhlı RJ45 bağlayıcıların kullanılması tavsiye edilmektedir.
RJ45 Kablo Oluşturmak ve Test Etmek
Bir RJ45 kablo oluşturmanın tek zorluğu elinizin alışmasıdır.
Özellikle sık kablo yapmıyorsanız, ilk iş olarak kablo uçlarını yeteri kadar uzun şekilde açın.
Yaklaşık 5cm şekilde kablo çiftlerini ayırmanız, onları rahatlıkla sıraya dizmenizi mümkün kılacaktır.
Kablo çiftlerinin sarmallarını birbirinden ayırarak kullanacağınız standarda göre elinizde yan yana dizin.
Daha sonra dikkatlice kabloları RJ45 bağlayıcı içine yerleştirin.
Pense ile sıkıştırmadan önce her rengin doğru şekilde kendisine ait kanala yerleştiğinden emin olun.
Daha sonra pense ile iyice sıkıştırın.
Bir RJ45 kablonun sağlam olup olmadığını kontrol eden test cihazları vardır.
2 parçadan oluşan bu cihazın bir ucu gönderici, bir ucu ise alıcıdır.
Kablonun 2 ucuna buları bağlayın ve cihazı açın.
Cihaz bir uçtan diğer uca standart bir sinyal göndererek sinyalin diğer uca ulaşıp ulaşmadığını size gösterir.
Mümkün olduğu kadar 8 pin i ayrı ayrı gösteren ve her iki ucunda da gösterge olan bir test cihazı kullanın.
Fiber Optik Ağ Kablosu
Fiber optik kablolar, ağ teknolojileri açısından en yeni teknolojidir.
Bu kablolar, bir kaç kat koruyucu madde ile sarılı cam veya plastik kablolardır.
Diğer kabloların aksine, elektronik sinyaller yerine ışık iletirler.
Bu sayede de elektriksel parazitlerin oluşması engellenir.
Fiber optik kablolar özellikle yüksek elektrik parazitleri olan ortamlarda idealdir.
Ayrıca ısı ve nem gibi çevre şartlarından da etkilenmezler.
Fiber optik kablolar Coax ve TP kablolardan daha uzun mesafelerde çalışabilir ve sinyaller 2000 metreye kadar yolculuk edebilir.
Bu kabloların bilgi taşıma kapasiteleri de çok büyüktür.
Anca en önemli dezavantajı yüksek maliyettir.
Hem kablolar, hem de NIC vb bağlantı yapılan aygıtlar tamamen farklı ve pahalıdır.
Bu açıdan yoğun trafik bulunduran merkez hatlarda ve yüksek veri iletimi gerektiren alanlarda kullanılmaktadırlar.
Fiber Optik Kablo Türleri ve Bağlayıcılar
Fiber optik kablolar ethernet ağlarında direkt olarak kullanılmaz.
Kabloların teknolojisi ve bağlayıcıları tamamen farklıdır.
Kabloların hem iç malzemesi, hem de dış koruyucusu 2 tür malzemeden olabilir; cam ve plastik.
Cam fiber kablolar daha kaliteli olmasında karşın, daha ağır ve pahalıdır.
Single ve multi mod olarak tanımlanan farklı veri aktarım tipler, dereceli ve kademeli indis türleri vardır.
Hatta kullanılan kablo sayısı açısından da simplex, duplex ve multifiber türleri vardır.
Simplex yani tekli kablolar genellikle kullanılmaz. Çünkü fiber optik bir kabloda sadece tek yönde aktarım yapılabilir.
Karşılıklı iletişim için en az bir duplex yani çiftli kablo gereklidir.
Fiber optik kablolarda ST, SC ve MT-RJ olmak üzere 3 tip bağlayıcı kullanılır.
ST bağlayıcı, barrel tipi denilen BNC bağlayıcı benzeridir.
SC kare şekillidir ve kullanımı diğerlerine göre oldukça kolaydır.
MT-RJ ise RJ45 benzeri duplex bir bağlayıcıdır ve daha yaygın olarak kullanılır.
Ağ Modelleri ve Yöntemleri
Şimdi şu anda kadar gördüğümüz topoloji ve ağ yöntemlerini başta gördüğümüz bu tablo üzerinde bir kez daha inceleyin.
Bu sayede hangi teknolojinin nerede durduğunu daha iyi kavrayabileceksiniz.
Coğrafik Ağ Tipleri
Personel area network, kişisel ağ alanını ifade eder.
Telefon ve PDA’lar için bluetooth gibi küçük çaplı bağlantıları kapsar.
Local area network, yani yerel ağ alanı, bir ev, ofis veya bina kapsamında kurulan ağdır.
Günümüzde çoğu bilgisayar direkt olarak daha büyük bir ağın parçası değildir.
Bir bilgisayar öncelikle bir LAN’a dahil olur.
LAN’dan daha büyük olan ağlar ise çoğunlukla LAN’ların bir araya gelmesiyle oluşur.
Campus area network, kampüs veya tesis ağ alanı olarak ifade edilebilir.
Bir üniversite kampüsündeki binalar arasında oluşturulan ağ buna örnek olarak verilebilir.
Daha çok eğitim ve sanayi kurumlarında görülür.
Metropolitan area network ise bir şehre yayılmış olan ağ alanını ifade eder.
Bunun en iyi örneği devlet kurumlarının ağıdır. Bir çok resmi kurumun şehir bünyesinde birden çok tesisi vardır ve bunlar aynı ortak ağ üzerinde çalışırlar.
Wide area network ise geniş ağ alanıdır. Internet veya şehirlerarası leased line gibi büyük ağları ifade eder.
Bir LAN’ın WAN’a dahil olması için aradaki diğer ağlara dahil olması zorunlu değildir.
Yeni bir LAN, direkt olarak WAN’a da dahil olabilir.
LAN: Local Area Network
İşyeri, ofis ve ev gibi alanlarda, bilgisayarlar ve diğer ağa bağlanabilen yazıcı gibi aygıtlardan oluşan ağa LAN denir.
Aygıtlar yıldız topolojiye göre switch veya hub’a bağlanır.
Daha sonra router’lar (veya ADSL modemlerle) WAN gibi daha büyük ağlara dahil olurlar.
Şekilde 2 ayrı LAN’ın yapısı ve bunların nasıl WAN’a dahil oldukları temsil edilmektedir.
Switch ve Hub
Switch veya hub’lar, yıldız topolojide kullanılan merkezi bağlantı üniteleridir.
Teorik olarak her bir üniteye 1.024 bilgisayar bağlanabilse de, piyasada 4, 8, 16, 24 ve 32 portlu switch veya hub’lar bulabilirsiniz.
Bu aygıtla aynı zamanda papatya dizimli şeklinde birbirlerine bağlanabilirler ve bu şekilde bağlanabilecek sayısı limitsizdir.
Bir hub, kendisine bağlı tüm aygıtlara aldığı paketleri yayımlar.
Switch ise kendisine bağlı olan her bir aygıtın nerede olduğuna ilişkin belleğinde bir harita bulunur ve daha hızlı çalışır.
Hub aldığı veriyi tüm ağa basarak bant genişliğini işgal ederken switch veriyi yalnızca istenen hedefe yönlendirir.
Yani hub’lar broadcast (yayın) yaparken, switch noktadan noktaya iletim yapar.
Bu yüzden hub’lar genellikle küçük trafik ağlarında kullanılırlar.
Router
Router, aynı iletişim kurallarını kullanan iki ağ arasında veri iletimini sağlayan ağ donanımıdır.
Yönlendirici olarak da tanımlanabilir.
Yöneltilebilir ağ paketlerini gidecekleri hedefe gönderirler.
WAN’lar yani Internet, birbirine bağlanmış çok sayıda router’dan oluşur.
Her bir router’da, bağlı olduğu diğer router’ların bilgilerinin yer aldığı “yönlendirme tabloları” vardır.
ADSL modem gibi aygıtlar da router işlevi üstlenirler, yani yönlendirme tabloları bulundururlar.
Firewall
Firewall kelime anlamı olarak bir yangının “yayılmasını” önleyici engeli ifade eder.
Ağ teknolojilerinde ise router’lar ile LAN arasında yer alan güvenlik duvarıdır.
Söz konusu ağa gelen ve ağdan giden paketleri denetler. Bu sayede dış ağlardaki tehditlerin ağa ulaşmasını engellerler.
Bu amaçla firewall belirli kurallara göre erişimleri engeller ve yönetir.
Firewall yetenekleri günümüzde oldukça gelişmiştir.
Güvenlik duvarının dışında antivirüs, antispam, VPN ve router gibi bir çok servisi de bünyelerinde bulundururlar.
Firewall, bir bilgisayar üzerinde çalışan yazılım olabileceği gibi, özel üretilmiş bir cihaz da olabilir.
LAN Bağlantı Modelleri
Yerel ağlarda kullanılan cihazların çeşitli bağlantı modelleri vardır.
Bir yerel ağ; eşler arası ağ, istemci sunucu ağı veya ana makine ağı modelinde olabilir.
Eşler Arası Ağ Modeli / Peer to Peer
Eşler veya denkler arası ağ modelinde ağdaki her makine istemci yada sunucu gibi davranabilir.
Merkezi bir sunucu bilgisayar olmadığı gibi, bir bilgisayarın diğer bilgisayarlara karşı bir hakimiyeti de yoktur.
Ev veya küçük işyerlerinde yaygın olarak kullanılan modeldir.
Ortak veriler üzerinde çalışma ve güvenlik seçenekleri sınırlıdır.
Her kullanıcı kendi bilgisayarında bağımsız olarak oturum açar.
Bu modelde sadece bilgisayarlar birbirlerine bağlanmış olur.
İstemci – Sunucu Modeli / Client – Server
İstemci sunucu modeli, aslında alan tabanlı veya diğer bir ifade ile domain sunucusu ağ modelidir.
Bir veya daha çok sunucu bilgisayarın yanında, tam olarak bilgisayar donanımına sahip istemci bilgisayarlar vardır.
Ortak veri kaynakları ve oturum bilgileri sunucu bilgisayarda yer alır.
İstemci sistemler sunucudan bağımsız olarak oturum açamaz ve çalışamazlar.
Ancak işlem gücü açısından yerel bilgisayarın kaynaklarını kullanırlar.
Windows Active Directory uygulaması, bu nitelikte bir ağı oluşturma ve yönetmeye yönelik Microsoft servisidir.
Veri Sunuculu Model / Data-Application Server
Veri sunuculu model aslında literatür açısından genel kabul görmüş bir kavram değildir.
Ancak günümüzde “istemci – sunucu” modeli ile “eşler arası” ağ modelinin arasında yer alan ve en yaygın kullanılan ağ modelidir.
Bu modelde de sunucular vardır ve ortak veri kaynakları yine sunucu bilgisayarlar üzerindedir.
Ancak istemci bilgisayarlar sunucudan bağımsız şekilde yerel kullanıcı hesapları ile oturum açabilir ve çalışabilirler.
Ortak veri veya hizmetlere erişmek için ise sunucular kullanılır.
Orta ölçekteki bir çok işyeri alan tabanlı active directory modeli yerine bu modeli kullanmaktadır.
Bu model teknik olarak yine de bir “denkler arası” ağ modelidir.
Ana Makine Modeli / MainFrame
Ana makine modelinde ise sunucu bilgisayara bağlı dumb terminaller vardır.
Bu terminaller bilgisayar yapısı arz etmez. Sadece klavye, monitör ve basit bir bağlantı ünitesinden oluşur.
Tüm depolama ve işlem yükü sunucu üzerindedir.
Daha çok banka gibi iş ortamlarında kullanılırlar.
IEEE ve 802 Standartları
IEEE, endüstri standardı oluşturan bir kurumdur.
Tabloda kalın olarak ifade edilen standartlar günümüzde aktif olarak kullanılan standartlardır.
Diğer standartların bir kısmı kullanılmazken, bir kısmı diğer standartlara dahil olmuştur. Bazıları ise halen geliştirilmektedir.
Şu ana kadar ele aldığımız konularda ethernet, token bus, token ring ve fiber optik standartlarını incelemiş olduk.
Şimdi kablosuz standartlar olan WiFi, WiMAX ve bluetooth konularını ele alacağız.
Kablo modemler ise kablolu TV şebekesi üzerinden verilen internet hizmetleri ile ilgili standartları tanımlar.
Kablosuz Ağ Alanları
Tüm coğrafik ağ tiplerinin kendilerine ait kablosuz erişim standartları vardır.
Günümüzde yaygın olarak kullanılan 3 kablosuz ağ teknolojisi vardır.
Wireless LAN, WLAN veya WiFi olarak ifade edilen LAN düzeyi kablosuz ağlardır.
802.11 standardının a, b, g ve n olarak ifade edilen farklı alt standartları söz konusudur.
Bluetooth, küçük çaplı kişisel ağlar düzeyindedir.
Genişbant kablosuz ağ teknolojisi olan WiMAX ise, yeni nesil ve daha büyük kablosuz ağları ifade eder.
WLAN: Kablosuz LAN
Kablosuz LAN bağlantısı, WiFi wireless fidelity olarak da adlandırılır.
Veri iletimi için radyo dalgaları kullanılır.
Kablolamanın zor olduğu alanlarda ve hareketli kullanıcılara hizmet verilmesi gerektiğinde kullanışlıdır.
Günümüzde kablosuz ağlar oldukça popülerdir. Hatta gerek olmayan bir çok alanda bile, sadece kablolardan kurtulmak amacıyla kablosuz ağların tercih edildiğini görebilirsiniz.
Ancak kesin olan, kablolu LAN standartlarına göre yavaş olduğudur.
Ayrıca bazı güvenlik risklerini de beraberinde getirir.
Bir bilgisayarın kablosuz ağa dahil olabilmesi için, bu standardı destekleyen ve alıcı anteni olan NIC’e sahip olması gerekir.
Kablosuz ağlar, genellikle kablosuz erişim noktaları yani WAP aracılığı ile kurulur.
Bu aygıtlar sadece “access point” olarak da bilinirler.
WAP, kendisine bağlı kablosuz kullanıcılar için hub gibi davranır.
Kablosuz Ağ Yöntemleri
Kablosuz ağ yeteneği olan bilgisayarlar, bir WAP aracılığı ile yıldız topolojide bağlantı kurarlar.
Anca bunun yanı sıra, “mesh topoloji” de kullanabilirler.
Bu durumda her bilgisayar bir “access point” gibi davranır.
Bu model çoğunlukla bilgisayarlar arası geçici veri aktarımı için kullanılmaktadır.
Windows uygulamalarında da bu modeli “bilgisayarlar arası geçici kablosuz ağ” tanımıyla görebilirsiniz.
WiFi Nasıl Çalışır ?
Kablosuz NIC, veriyi radyo sinyaline çevirir ve bir anten ile dışarıya aktarır.
WAP ise sinyali yakalar deşifre eder.
Daha sonra WAP kablolu bir bağlantı kullanılarak veriyi internete veya yerel ağdaki diğer birimlere yönlendirir.
Kullanılan radyo dalgaları, cep telefonları, telsizler, televizyonlar ve normal radyo yayınlarından çok daha yüksek frekanstadır.
Bu sebeple diğer cihazlarla bir çakışma olmaz.
Daha yüksek frekans kullanımı aynı zaman daha fazla bant genişliği sağlar.
Günümüzde 2.4 GHz ile 5 GHz arasındaki frekanslar kullanılır.
WiFi Hızları ve Kapsama Alanı
WiFi hızları 2 MBit/s’den 108 MBit/s’ye kadar değişir.
Ancak bu hız kablolu bağlantılardan olduğu gibi sabit değildir.
Mesafeye göre değişir ve cihaza en yakın konumda elde edilebilecek maksimum hızları ifade eder.
Kapsama alanının sınırlarında çıktı 1 MBit/s’ye kadar düşebilir.
Kapsama alanı 45 ile 90 m arasında olup kesin değildir.
Özellikle sinyale etki edebilecek türdeki fiziksel engellerden etkilenebilir.
Tüm 802.11 standartları ortak ağ modellerini, erişim kurallarını ve şifreleme yöntemlerini destekler.
Değişen tek şey, maksimum hız ve kapsama alanı uzaklığıdır.
WiFi NIC’ler
Bu slaytta bir çok kablosuz NIC türü görmektesiniz.
Kablosuz NIC’ler bazı masaüstü sistemlerde bulunsa da, yaygın olarak taşınabilir bilgisayarlarda entegre olarak bulunur.
Ayrıca hem masaüstü, hem de taşınabilir sistemlere genişleme kartı veya harici USB aygıtı olarak da eklenebilir.
GPRS, EDGE ve 3G
GPRS, GSM şebekesi üzerinden paket anahtarlamalı olarak veri iletimi sağlayan ikinci nesil yani 2G iletişim teknolojisidir. Ortalama 50 KBit veri iletim hızına sahiptir.
EDGE ise GRPS üzerinde geliştirilmiş olan ve daha hızlı aktarım sağlayan teknolojidir. EDGE 380 KBit’e çıkan hızı ile 3G’nin başlangıcı kabul edilir.
3G ise, ses yerine veri odaklı olan ve çok yüksek hızlara çıkabilen gerçek üçüncü nesil iletişim teknolojisidir.
6 MBit’e kadar hızlara çıkabilen 3G, bu sayede çok hızlı internet, TV yayınları ve görüntülü iletişim imkanı sunmaktadır.
3G’in en önemli problemleri, hızının ortama göre çok fazla değişken, kapsama alanının ise kullandığı frekanslar sebebiyle dar olmasıdır.
Bu sorunların gelecekte 4G olarak adlandırılacak olan, bir sonraki nesil iletişim teknolojisi ile aşılması beklenmektedir.
WiMAX
WiMAX, verici antenden yaklaşık 50 km mesafeye kadar bir etki alanına ve 1 Gbit/s hıza sahip olması planlanan yeni bir standarttır.
Bu kapasite ölçüleri ile şehir tipi ağlar için öngörülmektedir.
WiFi’nin çok daha büyük ve çok daha güçlü bir versiyonu olarak nitelendirilebilir.
WiMAX, aynı zamanda cep telefonu şebekeleri ile de uyumlu çalışabilecek bir yapıdadır ve bu açıdan 3G teknolojisini tamamlayıcıdır.
Bu karşılıklı etkileşim ile dördüncü nesil (4G) bazı cep telefonu teknolojilerin de yolunu açmaktadır.
WiMAX ve WiFi aynı katmanı kullanır ve köprülenebilirdir.
Bluetooth
Bluetooth genelde bilgisayar ağları dışında çevresel aygıtlar için kullanılır.
Küçük çaplı kişisel ağlarda oluşturur.
Ortalama 1 MBit/s hızında ses ve veri aktarımı yapabilir.
Kapsama alanı 10 ile 90 m arasında değişmektedir.
Bir PAN oluşturmak için tek noktadan çok noktaya iletişim kurabilen en az iki adet bluetooth cihazı olmalıdır.
Bu sayı en fazla sekiz adet cihaz ile sınırlandırılmıştır.
PAN oluştururken bir cihaz ana kontrol birimi olarak çalışırken diğer cihazlar buna bağlı çalışan birimler olarak belirlenir.
Kızılötesi / Infrared
Kızılötesi veya infrared teknolojisi bir süre taşınabilir bilgisayarlarda popüler olmuş, ancak yerini daha gelişmiş kablosuz teknolojileri bırakmıştır.
Bu teknoloji günümüzde televizyon kumandalarında kullanılır.
IrDA protokolüne dayanır ve aygıtların birbirini doğrudan görmeleri gerekmektedir.
Şifreleme ve kimlik doğrulama yoktur.
Maksimum hızı 4 MBit/s’dir ve 1 metreden daha uzakta verimli çalışmaz.
BAŞKA BİR MAKALEMİZDE GÖRÜŞMEK ÜZERE…








































